4 Ocak 2013 Cuma
başlıksız...
Hep derler değil mi konuşamıyorsanız yazın, içinizde kalmasın. İşte tam olarak ben de onu yapıyorum şu an. Ağzımdan çıkaramadıklarımı klavyeye kusmak istedim. Tüm kırgınlığımı buraya dökmek, içimi temizlemek ve en azından bu gece rahat uyumak istedim..
Hani bazı zamanlar vardır, kendinizi bir hiç gibi hissedersiniz. Hiç öneminiz yokmuş gibi, yeryüzünde yaşamaya çalışan basit bir hücre topluluğu gibi. Ben de öyle hissediyorum evet. Yaralanmış hissdeiyorum. Öyle bir yara ki bu, tedavisi yok, ilacı yok küçültecek.. Öyle bir yara ki ellerin buz gibi ama için alev gibi.. Öyle bir yara ki değerin yokmuş gibi, hep kanayıp tekrar tekrar nüksedecek gibi..
Hiçlik, boşluk, yokluk.. Sanki hep var olan şeylermiş gibi hissetirmedi mi size de? En kararlı olduğunuz anda bile tek bir sözle kararınızdan vazgeçeceğinizi hissetmenin verdiği hüsranı yaşamadınız mı? Ben tam olarak bunu yaaşıyorum. Nefret ediyorum, kızıyorum, öfkemden deliye dönüyorum, ağlıyorum ama yine de boşvermeyi beceremiyorum..
Akışına bırakmayı, olmamış gibi davranmayı beceremiyorum. Kendimi düşünmekten alıkoyamıyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)